etkinlik için Arşiv"
Eyl 12, 2015 - anı, etkinlik, kişisel, tavsiye, yorum    Yorum Yok

Belki de Soma’dan yükselir Barış!


1711F4DD-4155-47F6-B518-7D65DDE143BEÇok ama çok uzun zamandır yaşadığım en güzel anlardı, Soma’da geçirdiğim 24 saat.. Biliyorum oldukça garip bir girizgah oldu, ama bazen hayatta son söylenecek sözleri en baştan söylemek gerekir,  hani öyle hiç sağını solunu çekiştirmeden, süsleyip, püslenmeden… Dümdük!!!

Sevgili Alin, Lerzan ve Serhat‘ın üstün gayretleri ve AÇEV‘in desteğiyle şirketten bir grup gönüllü arkadaş Soma’ya gittik, Soma Gap Çocuk Gelişim Merkezine…çocuklara! Beklediğimizden çok daha organize ve müthiş özveri ile çalışan bir personel grubuyla karşılaştık, hem çok mutlu olduk hem de itiraf edeyim oldukça şaşırdık. Gerçekten hepsine teker teker helal olsun.

4CEEFE64-9AB1-4946-9B42-4CF4B649EADEHer ne kadar akışa dair planlamamızı önceden yapmış olsak da, aslında hepimizin içinde çocuklarla iletişim kurmaya dair ufak tefek kaygılar mevcuttu, beyhudeymiş korkularımız, daha ilk karşılaşma anından, son dakikaya kadar hep bizlerle çok yakın iletişim içerisinde oldu akıllı, küçük insanlar! O küçük mucizelerle dolu dolu koca bir gün geçirdik, beraber ahşap oyuncaklar boyadık, bol bol origami yaptık, masallar okuduk, mucitler atölyesinde çılgın deneyler yaptık. Onlarla şaşırdık, onlarla heyecanlandık, beraber yorulduk, ve bol bol eğlendik.

C36BAB6B-F5EA-4A42-AFDF-A62B0882AEF6Gerçekten sıradışı bir deneyim oldu bizler açısından, Yeşile boyadığı oyuncak Timsahına Biber ismini koyan bir çocuk tanıdım mesela, bir başkası da Rıfkı diye seviyordu kendisininkini. Filine Isabel diyen küçük, zarif bir prenses vardı ön sıralarda, Ayısını gök kuşağı renklerine boyamış bir  afacan veledin tam iki sıra yanında! Gördüğü kuru buz deneyinden çıkan o yoğun gaza karşı şaşkınlığını “düşüncelerim dondu!” diye ifade eden küçük filozof ise hem çok şaşırtıcıydı hem de tam bir söz ustası! Bravo vallahi!

Biz Soma’ya ve muhteşem çocuklarına sadece bir miktar vaktimizi ve emeğimizi verebildik kısıtlı zamanlarda onlar ise bize kocaman gülümsemeler ve bu ülkenin geleceğine dair büyük umutlar…

Bütün bu güzel şeylerin olmasını mümkün kılan  Soma Gap Çocuk Gelişim Merkezinden biraz daha bahsetmezsek eksik kalır bu yazı. Kurum hepimizin acısını hala içinde hissettiği Soma Maden Faciasından sonra kurulmuş bir dernek. Başta madenci ailelerin çocukları olmak üzere Soma ve çevresinde 4000’den fazla çocuğa “tamamen ücretsiz” şekilde eğitimler ve sosyal imkanlar sağlamakta. Bu nedenle en küçük bir desteğin bile önemi o kadar büyük ki… Olur da siz de bu ufaklıklar için maddi, manevi bir şeyler yapmaya niyetlenecek olursanız, Soma Gap Çocuk Gelişim Merkezinden Selami Bey veya Ayşen Hanım ile irtibat kurmanızı tavsiye ederim. Onlar sizlere mutlaka en doğru yönlendirme konusunda destek olacaklardır.

Ayşen Çamlıbel 

Selami Özdemir

Derneğin faaliyetlerinden haberdar olabileceğiniz Facebook Sayfası

Soma Gap Çocuk Gelişim Merkezi telefon numarası: 0236 612 4165

Unutmayalım ki,

“Bir çocuğun gülümsemesinde gizlidir Barış, sanılanın aksine ne Fizan’dadır ne de Kaf Dağının ardında..!” 

Haydi ne duruyorsun dostum, sen de uzatsana elini Soma’ya!

Ağu 16, 2015 - anı, eglence, etkinlik, kişisel, tavsiye    Yorum Yok

Irontrail D21 Macerası (23.7km)

9836A971-A6FF-48A1-8A63-C89771E5DAD6Her şey yaklaşık 1 yıl önce başladı. Üstadımız, Abimiz – Emin Hocamız 3-5 günlüğüne ortadan kaybolmuştu. Biz durumu sıradan bir yıllık izin diye düşünürken, konu sonradan netleşti, Facebook’a düşen fotograflar ve yorumlar aklımızı başımızdan alıvermişti. Emin Hoca üşenmemiş, kalkıp taa İsviçrelere gitmiş ve 2500+ rakımda, tırmanmalı, koşmalı 20 küsür kilometrelik bir trail yapmıştı – IRONTRAIL. İtiraf ediyorum, duyan hemen herkes gibi hem çok imrenmiş hem de sanırım biraz kıskanmıştım bu keyifli macerayı. Gel zaman git zaman bu Irontrail konusunu pek çok kez konuştuk kendisiyle, bilmiyorum nasıl gaza geldik, ama , 2015 Irontrail‘e beraber katılmaya ve bir öncekinden daha da zorlu bir parkur olan D21‘i denemeye karar verdik. (Parkur; Davos – Schatzalp – Stafelalp – Chörbsch Horn – Latschüelfurgga – Strelapass – Davos şeklinde, 23.7km uzunluğunda ve bol miktarda tırmanma içeriyor)

Plan, zaman içerisinde kendiliğinden oluşuverdi. Dürüst olayım, pek çok kere ben ve bir miktar fazlalığım (kendisini yakınen tanımayanlar göbek diyorlar, ama ben, derinlerde bir yerde baklava dilimleri olduğunu iddia ediyorum!) bu 23.7km lik zor trail konusunda biraz hadsiz bir karar aldık galiba diye düşünmedik değil. Ama artık ok yaydan çıkmıştı!

Koşu yaklaştıkça planlamayı ve nasıl hazırlanılması gerektiğini detaylandırırken, İsviçre Alplerini pek merak eden ve hayattaki hemen her tür birayı deneme konusunda sınırsız bir azme sahip olan sevgili gurmemiz Mösyö de (Cenk) bu gezide bize eşlik etmeye karar verdi. Oteller ayarlandı, maximiles puanları ile beleş uçak biletleri alındı ve belki de dünyanın en garip trail ekibi spontan bir şekilde oluşuverdi

İtiraf etmek gerekirse bu parkuru koşup koşamayacağıma dair son ana kadar hiç bir fikrim yoktu, en kötü ihtimalle ancak filmlerde gördüğümüz o bol virajlı ve Hobbit diyari misali dağ köylerinde bisiklete binerim planları yapıyordum… Yaşananlar, tam olarak öyle olmadı!

İsviçre’ye geldikten sonra ekibin istisnasız her üyesi, yarışa katılma ve elimizden gelenin en iyisini yapma konusunda hemfikir ve olduça motiveydi. Tam benim bisiklet planı suya düşecek diye içimden hayıflanırken Emin Hoca her daim olduğu gibi imdada yetişti ve günübirlik bisiklet kiralamayı önerdi. Koşudan bir gün önce 40+ km bisiklet kullanarak muhteşem manzaralı dağ köylerini ve Alpler’in virajlı yollarını test etme fırsatı bulduk. Ben, çoktan mest olmuştum, o virajlı yolları tırmanmak süper keyifli, 60km’yi aşan hızlarla yaptığımız inişler ise tek kelimeyle muhteşemdi. Bisiklet turunu çok sevmiş olsak da bu küçük kaçamağın, bir sonraki güne etkisini merak etmiyor da değildik. (Doğal olarak, az da olsa etkiledi!)

Yarış günü geldi çattı. Havanın çok kötü olması ve tatilin sona A9FF58EA-F617-40E7-999D-068F8B4AABBCyaklaşıyor olması biraz moralleri etkilese de planlanan saatte hepimiz Start çizgisindeydik. Buraya kadar her şey çok keyifliydi, ama özellikle yarışın 11. – 14. kilometreleri arasındaki kesintisiz ve kimi zaman 45 dereceyi aşan devasa tırmanış hepimizin kabusuydu. (…ki tüm korkularımız bir bir gerçek oldu). Derken bu kaygılar içerisinde yarış başladı!…

Ben ve göbeğim sabah 10:00’da başladığımız yarışı, yoğun yağış ve paramparça olmuş bir çift koşu ayakkabısı ile (Adidas’a saygılarımı sunuyorum!) akşam 16:08’de bitirdik. Çok zorlu ama inanılmaz keyifli bir aktiviteydi. Elimde batonlarla, dağlarda tepelerde 24km koşabileceğimi hiç sanmazdım, yanılmışım. Tahminimden daha kolaymış!

Irontrail’den geriye suratımızda kocaman gülümsemeler, bol yorgunluk ve önümüzdeki yıllarda pek çok kez tekrarlamayı hayal ettiğimiz süper bir maceranın anıları kaldı. Şimdi seneye T41 koşmanın planını yapıyoruz. (yav, he he!)

Bu arada, yarışa hazırlık süreci boyuna beni asla yanlız bırakmayan fahri sponsorlarım Tuborg ve Efes firmalarına teşekkürlerimi iletiyor. İstanbul’un güzide kebapcılarına da saygılarımı sunuyorum.

İyi ki varsınız!

Dipnot:

Irontrail D21, Davos’ta başayıp (1558 metre) sırasıyla Schatzalp – Stafelalp – Chörbsch Horn – Latschüelfurgga – Strelapass noktaları geçilerek, tekrar Davos’ta sona eren dünyaca ünlü bir trail parkuru. Bu yarış sırasında, yarışmacılar 23.7km koşmakta, 2650 metrelere çıkmakta ve toplamda 1270metre yükselecekleri zorlu tırmanışlar gerçekleştirmekte…

Sayfalar:123»