Kas 1, 2015 - gündem, siyaset, yorum    Yorum Yok

Üzül, ama enseyi karartma!

Dayatma seçimimiz bitti.  Sonuçlar kötü ama kesinlikle felaket değil. Uzatmadan açıklayalım. Kasım seçiminde malum partinin milletvekili sayısı hususunda 3 kritik eşiği vardı;

Kesinlikle 276‘yı geçmek, mümkünse 330‘u aşmak veya en mükemmel senaryoda 376‘yı tutturmak!

İlk hedef 276’yı geçmekti…

Malumunuz, her hangi bir partinin tek başına iktidar olabilmesinin ön koşulu, <ülke genelinde aldığı oy oranından bağımsız olarak> minimum 276 milletvekili sayısını aşmaktır. Bu hedef malum parti tarafından açık ara aşıldı! Net olarak söyleyebiliriz ki malum parti, kendi içerisinde bir bölünmeye uğramadığı takdirde, önümüzdeki 4 yıl boyunca ülkeyi tek başına <ama her temel konuda muhalefete hesap vererek ya da uzlaşarak> yönetecek!

İkinci hedef, 330’un aşılmasıydı…

330 milletvekili önemli, zira kanunlarımıza göre meşru bir iktidar <herhangi bir konuyu halkoylamasına (referanduma) götürebilmek için> en az 330 milletvekiline ihtiyaç duymaktadır! Sonuçlar henüz resmi olarak açıklanmadı, ama malum partinin bu hedefine ulaşamayacağı net olarak öngörülmekte (Muhtemelen 315-317 arası bir milletvekili çıkaracaklar.). Bu demek oluyor ki manipülatif gündemlerle ve demogojik propogandalarla beslenen konularda referandum yolu <diğer partilerle uzlaşma yapılmaksızın> kapalı!

Asıl hedef 367’yi geçmekti!

Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi başta olmak üzere, iktidar partisinin yapmak istediği bütün değişiklikleri <referanduma gerek kalmaksızın> tek başına yapabilmesine olanak sağlayacak vekil sayısıydı 367. Kaderin garip bir cilvesidir ki Hdp’nin Türkiye genelinde barajı 0.5 puanla aşması bu hedefe ulaşılmasını engelledi. Malumunuz, birinci partinin bu sayıya ulaşabilmesinin tek yolu, Hdp ya da Mhp’den en az birinin baraja takılmasıydı… çok yaklaştılar, ama olmadı, mutluyuz!

Eğer <görüş bağımsız> her muhalefet partisi, dik duruş gösterebilir ve iktidar yalakalığı hastalığına yakalanmazsa, en azından yakın gelecekte <başta başkanlık sistemi> gibi garabet uygulamalara maruz kalmaz, <köklü bir anayasa değişikliği gibi> rejimi tehdit etme olasılığı bulunan felaketlerle yüzleşmek durumunda kalmayız.

Hayırlı olsun, geçmiş olsun…!

Eki 12, 2015 - gündem, teknoloji, yorum    Yorum Yok

Dev iş birlikteliği: DELL & EMC

328E92EA-D54B-43CB-AD67-C9281591B2BEBugün IT dünyası açısından unutulmaz bir gün olabilir, Amerika’da piyasaların açılmasıyla birlikte son 1 haftadır fısıltı gazetelerinin başlıklarını süsleyen söylentiler konusunda oldukça önemli gelişmeler yaşandı. IT dünyasının iki devi DELL ve EMC stratejik olarak işbirlikteliğine gittiklerine dair bir sürecin resmi olarak başlamış olduğunu açıkladılar. Her iki kurumun resmi web sitelerinden yapılan açıklamaya göre, bu olası birliktelikte 2 dev, DELL çatısı altında bir araya gelecek ve bu oluşum, büyüklüğü 80 milyar doları aşan değeri ile toplam potansiyeli 2 trilyon dolar seviyesine yaklaşan IT marketinin uçtan uca çözüm sağlayabilen en yetkin ve en dominant oyuncusu olmayı hedeflemekte…

Bu iş birlikteliğininresmi olarak henüz açıklanmamış fakat medyaya yansıyan finansal detaylarından bahsedecek olursak;

Michael S. Dell, MSD Partners ve Silver Lake’in bu anlaşma dahilinde EMC için hisse başına 24.05 dolar ve buna ek olarak, EMC’nin ikramiyeli varlığı olan VMware Inc. için hisse başına yaklaşık 9 dolar ek maliyetle toplamda hisse başına 33.15 dolar ödemeyi taahhüt ettiği belirtilmekte. Bu veriler ışığında satınalmanın toplam maliyetinin 67 milyar doları aşacağı öngörülmekte. Ayrıca, EMC’nin 60 gün boyunca “daha yüksek bir teklif” iletilmesi halinde durumu yeniden değerlendirebilme opsiyonunu saklı tutması ise önemli bir detay. Süreç ile ilgili medyaya yansıyan diğer bir husus ise, geçiş sürecinde Joe Tucci’nin CEO olarak görevine devam edeceği ve tüm süreç tamamlandıktan sonra ise görevini Michael Dell’e devredeceği şeklinde. Süreç tamamlandıktan sonra Dell & EMC birlikteliğinin yoluna, özel bir şirket, VMware’in ise “zaten mevcutta olduğu şekilde” halka açık bir şirket olarak devam edeceği beklenmekte.

Peki bu iş birlikteliği taraflara ne katabilir,

Tüm bu sürece, DELL açısından bakacak olursak;

Sunucu pazarının lider oyuncularından olan DELL (x86 pazarında dünyanın en büyük ikinci üreticisi) dünyanın tartışmasız en iyi, sektör lideri veri depolama ve yedekleme çözümleri portfolyosunu artık müşterilerine sunabiliyor olacak, ayrıca kendi mevcut güçlü çözüm setini ve bulut stratejisini, EMC Federasyon (EMC², RSA, Pivotal, VCE, VirtuStream,VMware) bileşenleri ile entegre ederek kurumsal pazarda çok daha iddialı bir pozisyona gelecek. Özellikle 2013 yılından sonra kurumsal stratejisini bulut teknolojilerine doğru çevirmiş olan DELL’in, EMC’nin Hybrid Cloud çözümü ve güçlü VMware entegrasyonu ile rekabete karşı büyük üstünlük sağlaması bekleniyor..

Sürece EMC açısından bakacak olursak;

Özellikle bütünleşik sistemler (Coverged & Hyper-converged solutions), amaca yönelik özelleştirilmiş sistemler (Purpose built appliances) ve yazılım temelli veri merkezi bileşenleri (Software Defined Everything) çözümlerinde Dell ekosistemi ile sağlanacak entegrasyonlar ve yaratılabilecek katmadeğer oldukça yüksek görünmekte. EMC ve DELL geçmişten günümüze (özellikle 2002-2008 yılları arasında) zaten uzun soluklu bir iş birlikteliği yaptığı için, iki firmanın beraber çalışabilme sürecini oldukça hızlı şekilde hayata geçirmeleri beklenmekte. Her iki üreticinin de stratejik olarak Intel ile yakın ilişkileri ve ar-ge yetkinlikleri düşünüldüğünde, yenilikçi ve rekabetçi ürünlerin piyasaya sunuluş sürecinin daha da kısalacağı pek de yanlış bir öngörü olmayacaktır.

Henüz takvim ile ilgili resmi bir duyuru yapılmamış olsa da tahminler sürecin 2016 yılı ortasına doğru tamamlanabileceği doğrultusunda, Tüm sektör, bu dev iş birlikteliğinden oluşan sinerjiyi ve sürecin tamamlanmasıyla ortaya çıkacak yeni ve heyecan verici gelişmeleri beklemeye başladı bile…

Sayfalar:«123456789...69»